Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Temel de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-güneşe gidemezsiniz, demişler. güneş yakar.
Temel gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. akşam serinliğinde gideceğiz...
BASAMAK
Hakim Temel'e sorar:
-'Temel davaciyi merdivenden ittin mi?'
Temel yanitlar:
-'Sadece bir basamak ittim, digerlerinden kendisi düstü.'
BUSHT !!!!!!!!!!!!
George W. Bush şoförüyle bir kır gezisine çıkar. Arabayla giderken bir
tavuğu ezerler. Meseleyi tavuğun sahibi olan çiftçiye kim anlatacak
diye düşünürken Bush âlicenap bir tavırla şoförüne şöyle der:
'Bana bırak. Ben Dünya'nın en güçlü adamıyım. Çiftçi bana muhakkak
anlayış gösterecektir.' Bush çiftçinin evine girer ve bir dakika sonra
da nefes nefese koşarak geri döner.
Göz morarmış, surat dagılmış haldedir. Şoförüne 'Çabuk toz olalım burdan!' der.
Aksilik bu ya, arabayla daha 20 metre gitmeden bu defa da orada gezen
bir domuzu ezerler. Bush korkulu gözlerle şoförüne bakar ve 'Şimdi
adama gidip söyleme sırası sende!' der.
Şoför çiftliğe gider. Bush da arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika 30
dakika derken....Şoför bir saat sonra sarkı söyleyerek, gülerek,
cepleri para dolu ve kolunda irice bir meyve sepeti ile geri gelir.
Bush şaşkın bir halde sorar: 'Çiftçiye ne dedin ki bu kadar ikrama
boğdu seni?' 'Valla ben de anlamadım' der Şoför. 'Ben ona sadece şöyle
dedim: Iyi günler. Ben George Bush'un şoförüyüm. Domuz öldü!
RESIM………..
İlkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen 'çocuklar konu
serbest,hayvan resimleri çizin bakayım' dedi.
10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı.Öğretmen yanına geldi.Resim
kağıdının üzerinde bir sinek duruyordu.Çocuğun bu sinekten şikayetçi
olduğunu zanneden öğretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç
hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek
olmadığını fark etti. Bu bir sinek resmiydi.Öğretmen şaşkınlıkla
sordu:
-sen mi yaptın oğlum bu resmi?
-evet öğretmenim.
- peki bir de at resmi yap bakayım.
Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki,at, sanki kağıttan fırlayıp
çıkacak.O kadar canlı. Şaşıran öğretmen:
- yavrum beni hemen babana götür. sen müthiş bir yeteneksin.burada
harcanmaman gerekir.derhal güzel sanatlara transfer olman
lazım.babanla konuşmalıyım, dedi.
Son dersten sonra Ahmet'le beraber yola koyuldular.Dar bir patikadan
bir gecekonduya geldiler.İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş,
üzerinde yorganı bir adam yatıyordu. Öğretmen konuşmaya başladı:
-geçmiş olsun efendim.
- teşekkürler.
- oğlunuz
- allah kahretmesin oğlumu.
- aman böyle söylemeyin,yaptığı resimler...
- onun yaptığı resimler yerin dibine batsın.
- ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun...
- yeteneğine başlatmayın şimdi.
- peki ne oldu,niçin böyle kızgınsınız oğlunuza?
- neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim.
-bu eşşoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çizmiş....
04.03.2008 12:38
Reklam
Info: Bu Mesaj otomatikmen yazilmistir ve Reklam icermektedir.
Bizi desteklemek icin Reklamlarin üzerine tiklayiniz.
Reklamlarinizin burada yayinlanmasını istiyorsanız buraya başvurun info@kardeslerboard.org
Yazyagmuru Kayıtsız Üye
ellerine yüregine saglik bu güzel paylasim icin cok tesekkür ederim